Bilmeliydim bir sabah çekip gidecegini bilmeliydim
Ve sen daha kirmadan bu aÅŸkin kalemini
Ben herÅŸeye eyvallah deyip
Cekip gitmeliydim bu ÅŸehirden

Ben yakilacak adamim bu ÅŸehirde
Sana böyle yandigim için
Ben asilacak adamin bu ÅŸehirde
Seni böyle sevdigim için

Oysa neleri ögretti hayat bana
Sirtimdan vurulmayi
Gülerken aglamayi
Aç susuz yasamayi
Daha neleri ögretti hayat bana
Bir sana yalvarmayi ögrenemedim
Birde seni unutmayi

Ben yakilacak adamim bu ÅŸehirde
Sana böyle yandigim için
Ben asilacak adamin bu ÅŸehirde
Seni böyle sevdigim için

Sen sahte mutluluklarin süslü prensesi
Sen sosyetik barlarin ÅŸimarik sokak kedisi
Sen mutlulugumun korkak faresi
Sen hep ayni gecelerin
Sen hep ayni masalarin
Sen hep ayni sarkilarin
Vazgeçilmez mezesi

Senin cirit attigin bu sokaklarda
Ne gezer aşkin vefanin gölgesi
Cek git artik
Burada bitsin
Bu aÅŸkin hikayesi..

Oysa bir yudum mutlulugun için
Yollarina bir ömür serdim
Oysa bir gelişin için
Sokaklarina binlerce sabir ektim

Hasretse hasret, aciysa aci
En kralini çektim
Yalniz vede tektim
Senin bir taÅŸ oldugunu nerden bilecektim

Biliyorsun evet biliyorsun
Seni bebekler gibi sevdim
Seni çiçekler gibi sevdim
Seni melekler gibi sevdim
Cünkü sen tapilacak kadindin bu devirde

Oysa ben
Sana böyle yandigim için
Sana böyle kandigim için
Seni böyle sevdigim için
Asilacak adamim bu ÅŸehirde
Yakilacak adamim bu ÅŸehirde

Git artik git , güle güle..

Ahmet Selçuk Ilkan

Tarih : Mayıs 17th, 2008 Yorum : Yorum Yok Kategori : Şiirler
Etiket :

Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü
Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü
Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü
Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana
Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden
Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden
Bebekler hayta hayta yürümeden
GeleceÄŸim diyorum, geleceÄŸim sana
Ne olur kesin bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Beklesen de olur, beklemesen de
Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende
Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde
Hangi ses yürekten çağırırsa beni sana
GeleceÄŸim diyorum, takvim sorma bana
-Ihlamur çiçek açtığı zaman.

Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi
Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi
Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi?
Başka bir gezegende de olsan dönüşüm hep sana
Kesin bir gün belirtemem, n`olur takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden
Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben
Yeter ki bir çağır beni çiçeklendiğin yerden
Gemileri yaksalar da geleceÄŸim sana
On iki ayın birisinde, kesin takvim sorma bana
-Ihlamur çiçek açtığı zaman.

Bak işte, notalar karıştı, ezgiler muhalif
Hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız
Ey benim alfabemdeki kadîm Elif
Ne güzellik, ne de tat var baharsız
Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana
Geleceğim diyorum, biraz mühlet tanı bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Ihlamurlar çiçek açtığı zaman
Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan
Kimseye uÄŸramam ben sana uÄŸramadan
Kavlime sâdıkım, sâdıkım sana
Takvim sorup hudut çizdirme bana
Ben sana çiçeklerle geleceğim
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Tarih : Mayıs 17th, 2008 Yorum : Yorum Yok Kategori : Şiirler
Etiket :

Pencereden baktığımda görüyorum
Senin yüzün incir yaprağında
Senin ürkekliğin duvar üstünde yürüyen
Bir kedinin kıvraklığında

Aynada dururken görüyorum
Kırmızı öpüşün sol yanağımda
Dişimi fırçalarken senin ağzın
Serin suların berraklığında

Rakı devrilmiş masalarda yokluğun
Veya benden önce kalkıp gitmişliğin
Gece boyu dolandığım barlarda
Sarhoşlara tekrarladığım adın
Balıkçı kahvesinde,çorbacıda,kenarlarda

Dökülmek istemiyorum hayır!..
Çingene çiçekçiler habire yaltaklandığında
Bilmediğim soruların açtığı çukuru
Yalanlarla doldurmak istemiyorum

Seni kaybettim galiba
İki taşın arasında kaldım
Bu, benim hatam deÄŸildi
Seni ben çook geç tanıdım

Derin acılar bahçıvanı
YüreÄŸime ne ektin böyle…
Aşk korkağını bağışlar mı?
Söyle…

Aramak ne kötü herkeste seni
Her gözde bulup yanılmak seni
Ah turuncu rüyalar güzeli
Hem kendini yok ettin
Hem beni

Başka ne acıtabilir içimi
Yaşım kırkı devirmişken
Seni böyle patavatsızca sevmişken
Ve, tam aynayı güneşe çevirmişken
BaÅŸka ne…

Seni vefasız aşklara bırakıyorum
Yüzümü kırılan bardaklarda ara
Düşünme ben ne olurum
Sanırım bi daha onarılmaz
İncinen gururum….

Tarih : Mayıs 17th, 2008 Yorum : Yorum Yok Kategori : Şiirler
Etiket :

Kopkoyu bir sis içinde bir akşam
Hatırına düşeceğim belki
Bir an ıslayacak yağmur yüzünü
Birden o tatlı demleri hatırlayacaksın
Sonra sıcak yatağında uzun uzun
Ağlayacaksın Ağlayacak.!

Boğazında bir şeyler düğümlenecek
Ah yanımda olsaydı diyeceksin
Tüm yıldızlar gülecek haline Ay’da göz kırpacak
Iliklerine iÅŸleyecek bensizlik
Kahrolacaksın…!

Bir sigara tüttüreceksin ihtimal
Ufku seyredeceksin saatlerce
Bir rüzgar kopçalayacak yüzünü
Sonra hayalim gelecek karşına
Bir şiirimi mırıldanacaksın
Hıçkıracaksın..!

Gönlünden atamadığın gibi kafandan’da
Silemeyeceksin beni, düşlerine gireceğim her gece
Ince bir hüzün bürüyecek yüzünü
Ve çırılçıplak gerçekleri o zaman
Anlayacaksın..!

Sonra bir ÅŸeyler yazmak isteyeceksin
Kafan gibi kaleminde iÅŸlemeyecek
Unutmak isteyeceksin herÅŸeyi
Ama unutamayacaksın hiç bir şeyi
Kıvranacaksın.!!

Tarih : Mayıs 17th, 2008 Yorum : Yorum Yok Kategori : Şiirler
Etiket :

Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz,
Ben bir ceviz aÄŸacıyım Gülhane Parkı’nda,
Budak budak, ÅŸerham ÅŸerham ihtiyar bir ceviz.
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.

Ben bir ceviz aÄŸacıyım Gülhane Parkı’nda.
Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl.
Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril,
Koparıver, gözlerinin, gülüm, yaşını sil.
Yapraklarım ellerimdir, tam yüz bin elim var.
Yüz bin elle dokunurum sana, İstanbul’a.
Yapraklarım gözlerimdir, şaşarak bakarım.
Yüz bin gözle seyrederim seni, İstanbul’u.
Yüz bin yürek gibi çarpar, çarpar yapraklarım.

Ben bir ceviz aÄŸacıyım Gülhane Parkı’nda.
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.

Tarih : Mayıs 7th, 2008 Yorum : Yorum Yok Kategori : Şiirler
Etiket :

Analardır adam eden adamı
aydınlıklardır önümüzde gider.
Sizi de bir ana doğurmadı mı?
Analara kıymayın efendiler.
Bulutlar adam öldürmesin.

Koşuyor altı yaşında bir oğlan,
uçurtması geçiyor ağaçlardan,
siz de böyle koşmuştunuz bir zaman.
Çocuklara kıymayın efendiler.
Bulutlar adam öldürmesin.

Gelinler aynada saçını tarar,
aynanın içinde birini arar.
Elbet böyle sizi de aradılar.
Gelinlere kıymayın efendiler.
Bulutlar adam öldürmesin.

İhtiyarlıkta aklına insanın,
tatlı anıları gelmeli yalnız.
Yazıktır, ihtiyarlara kıymayın,
efendiler, siz de ihtiyarsınız.
Bulutlar adam öldürmesin.

Tarih : Mayıs 7th, 2008 Yorum : Yorum Yok Kategori : Şiirler
Etiket : , ,

Gece yırtıldı
göğü gördüm
şaşılası yakındı
Yıldız toplardım
çocuk olsaydım!

gece yırtıldı
denizi gördüm,
bir alev topuyla geldi
gölcük’te kavaklı’yı
deÄŸirmendere’de
sahili yutan dalgalar

gece yırtıldı
çaresizliği gördüm
batacak bir gemiydi sanki ev
öylesine korkunç sallandı
ve bütün sesleri boğdu
dipten gelen uÄŸultu

gece yırtıldı
korkuyu gördüm
savruldum oradan oraya
ve inanılmaz bir aşkla sarıldım
kırk yıllık karıma

Tarih : Mayıs 7th, 2008 Yorum : Yorum Yok Kategori : Şiirler
Etiket : ,

Cinayet Saati

by admin

Haliç’te bir vapuru vurdular dört kiÅŸi
Demirlemişti eli kolu bağlıydı ağlıyordu
Dört bıçak çekip vurdular dört kişi
Yemyeşil bir ay gökte dağılıyordu

Deli cafer ismail tayfur ve şaşı
Maktulün onbeş yıllık arkadaşı
Üçü kamarot öteki aşçıbaşı
Dört bıçak çekip vurdular dört kişi

Cinayeti kör bir balıkçı gördü
Ben gördüm kulaklarım gördü
Vapur kudurdu kuduz gibi böğürdü
Hiçbiriniz orada yoktunuz

Demirlemişti eli kolu bağlıydı ağlıyordu
On üç damla gözyaşını saydım
Allahına kitabına sövüp saydım
Şafak nabız gibi atıyordu
SarhoÅŸtum KasımpaÅŸa’daydım
Hiçbiriniz orada yoktunuz

Haliç’te bir vapuru vurdular dört kiÅŸi
Polis kaatilleri arıyordu
Deli cafer ismail tayfur ve şaşı
Üzerime yüklediler bu işi
SarhoÅŸtum KasımpaÅŸa’daydım
Vapuru onlar vurdu ben vurmadım
Cinayeti kör bir balıkçı gördü

Ben vursam kendimi vuracaktım

Tarih : Mayıs 7th, 2008 Yorum : Yorum Yok Kategori : Şiirler
Etiket : ,

Unuttuğum adındır rüyalarımı süsleyen
Öylesine hatırlayamadığım adın
İşte bundandır yanlış isimlere şiirler yazışım,
Ve bundandır umarsız/sessiz bakışım

Bir adın olaydı yüreğimi yakan
Unutaydım sonra yine
Böyle eli böğründe bırakaydı,
Hatırlayamadığım saçların.
Simdi savrulan her saç senin
Şimdi her menevişli göz senin
Hani yüreğin, Hani veremediğin sözlerin
Ve de ümide boğan gözlerin

Bakmasaydın keşke hatırlayamasam da
Bakmasaydın…
Erguvan örerdi bahar saçlarına
Ben görmedim hiç
Kimse görmedi…
Hiçbir kör görmedi iÅŸte…

Bir adın olaydı keşke
Uyuduğumda sayıklayıp uyandıran
Sonra en derinlere daldıran
Orda bırakan
Bir adın olaydı keÅŸke…

Tarih : Mayıs 5th, 2008 Yorum : Yorum Yok Kategori : Şiirler
Etiket : , ,

Ele veriyor kendini,
Gözlerindeki derin sevgi,
Bakışlarına yansımış,
Onun yüreğinin güzelliği,
Aşkıyla yanıyor kalbim.
Bir güvercin gibi titreğim.
Heyecandan mı desem sevgiden mi?
Bilemiyorum…
Ama galiba ben onu,
Çok seviyorum…

Tarih : Mayıs 5th, 2008 Yorum : Yorum Yok Kategori : Aşk Şiirleri
Etiket : ,
1 2