Âşık Gibisin
DeÄŸersiz bir gurur uÄŸruna
Karşı hisleri ezer gibisin.
Acaba hangi rüzgarın etkisiyle
SarhoÅŸ olmuÅŸ gezer gibisin?
Kalbimi deler, gözlerinde sitem
Gözlerinle, yakan lazer gibisin.
Yeni bend oldum sevdana
Sen, ÅŸimdiden bezer gibisin.
-En karanlık gecelerde sen
Yalnız Ay’ın vurduğu ışık gibisin.
Tam her şeyden vazgeçildiği an
Aç karına dolu kaşık gibisin.
Naz etmek elbet güzelin şânından
Gönül sâdeliğinle çok şık gibisin.
Ve sen… aÅŸkı arayanlara Mecnun’casına
Leylâ’sını arayan âşık gibisin!..
Aşık Değil Sevdalıyım
Ben sana aşık değil sevdalıyım.
Suya susamış toprak gibiyim yokluğunda.
Özgürlüğünü bekleyen mahkum gibiyim senden uzakta.
En güzel şarkılardan da güzeldi dilinden dökülen küfürler.
Baharda açan tüm çiçeklerden de güzel,
Yüzünden saçılan gülücükler.
Ben sana aşık değil sevdalıyım.
Acılar da çeksem, ağlasam da, yıkılsam da.
Aşk çekmezdi bu kadar kederi.
Sönüp biterdi.
Ben sana aşık değil sevdalıyım.
Aşığınım
Aşığınım meleğim
Kör kütük, deli divane
Aşığınım meleğim
Bu candan bu ruh gidene kadar.
Aşığım Sana
Hiç bir şiir anlatmamıştı seni senin kadar görkemli,
hiç bir şarkı sığdıramamıştı notalarına senin ritmini
ve hiç bir masalda yoktu senin kadar büyüleyici bir alem.
Sen koca bir alemsin ey İstanbul.
Bir yanındaki parıltı kadar öbür yarın siyah-beyaz,
bir tarafındaki kahkaha kadar öbür yanında hüzün bol
ve kavuran sıcağın kadar bir köşen ayaz.
Sen çalkantılı bir deryasın aziz İstanbul.
Kaç sefine alabora oldu dalgalarında
veya kaç insan umut buldu ılık sularında.
Filizler çiçek verdi cennetinde İstanbul,
ateşinden nice güller soldu tamunda.
Bir uçtan bir uca zincir olmuş güzellikler,
Eyüpten Üsküdara , Fatihten Çamlıcaya
mabudun lütfû güzel şehir
aşığım sana…
Aşığım Anla Beni
Dualarımda seni istedim her gece
Seni yazdım satır satır, hece hece
Bir evet desen keÅŸke bu gece
Umutsuz aşığım ben, dinle beni…
Güzelsin ama ben değilim sen gibi
Rüzgârım ama deÄŸilim esen gibi…
Ruhuma iÅŸlemiÅŸ sevdan desen gibi…
Umutsuz aşığım ben, anla beni…
Yalvardım sevsin diye yüce Mevla’ya
Yaş kalmadı gözlerimde ağlaya ağlaya
O Rab ki bize bir birimize baÄŸlaya
Umutsuz aşığım ben, çöz beni…
Ya vuslata üç gün kaldı ya ayrılığa
Gel son verelim artık bu gayrılığa
Gelmez böylesi kalp, kırığa
Umutsuz aşığım ben, yak beni…
Bir evet demek beklediÄŸim senden
Duymak iki kelime nefesinden
Yakalayalım aşkı tam ensesinden
Umutsuz aşığım ben, hisset beni…
Nasipte olur ise seveceksin beni
Ya da bir yol gibi ezeceksin beni
Belki de bir kalemde çizeceksin beni
Umutsuz aşığım ben, yaz beni…
Âşık Halil bu yazar da durur
Kendi kendine sorar da durur
Öylece hayaller kurar da durur
Umutsuz aşığım ben, anla beni…
Aşığım
1
Ben aşığım arkadaş aşık,
Dalındaki güle, gülün dikenine,
Bu havaların güzelliğine,
Bu denizlerin mavisine,
Bunca güzelliği yaratana,
Kurda kuÅŸa can verene,
Ben aşığım arkadaş aşık.
Nerde bir güzel görsem,
Ben ona aşığım,
Ben ÅŸiirlere, ÅŸairlere,
Aşık ustalarıma aşığım.
Ben yaşamaya aşığım.
Kalbim aÅŸkla dolu olmasa,
Böyle çarpmasa,
Ne anlamı kalır yaşamanın.
Ne farkımız kalır ottan.
Dünya döndükçe,
Kalbim pır pır ettikçe,
SeveceÄŸim her ÅŸeyi aÅŸkla.
2
Aşklarım gerçek değilmiş,
Tek taraflıymış,
Kimin umurunda,
Aşk iki kişi arasında mı olmak zorunda?
Aşığım diyorum işte.
Varsın onlar bilmesin,
Ne çıkar bilmeseler,
Benim kalbim bana yeter,
Onlar bilmese de kalbim çarpar,
Her gün başka biri için atar.
Aşığım Arkadaş Aşık
Bir güzele dünya tatlısı bir gence
Ay neymiÅŸ be
Güneşten daha parlak
Sevmek ne kelime
Sevmemek suç
Sana bakıp ta etkilenmeyen
Ya kördür ya da sevmeyi bilmez
Aşığım O Gözlere
Gözlerindi beni sana bağlayan,
Belki de yandan bir bakışındı ya,
Bir gülümsemeydi ya da bir tebessüm,
Onun için aşığım o gözlere.
Gözlerinden, gözlerime bir yol vardı,
Sen baktıkça içim aydınlanırdı sanki,
Bakmayınca gözlerime bir karanlık,
Hakim olurdu, onun için aşığım o gözlere.
Kalemim şaşırırdı bazen yazarken,
Harfler ismin oluverirdi var ya,
Birden aşinalık çökerdi üstüme,
Senden daha çok aşığım o gözlere.
Seni sevdiğim için aşığım o gözlere.
Gözlerin adeta deniz gibiydi bana,
Baktıkça dalar giderdim uzaklara,
Hayatı, insanları, öğretti bana,
Ondan dolayıdır aşığım o gözlere.
Ne zaman baktın gözlerime son defa,
E ne zaman sevdim seni bilmem ki,
Hem seni sevdim hem gözlerini sevdim,
Beni bilmesen de aşığım o gözlere.
Sen sevmesen de aşığım o gözlere.
Sevmek neydi?
Bilmezdim yıllarca
Hep kollarında nefes alacağım
O kollar beni sardıkça
Deniz, yosunlu suçlarını uzattı bana
köpükler balık tadında
sahilin öbür ucundan bir ses yükseldi,
‘ben aşki arayanlarin gözyaşiyim!’
açtım yüreğimi ‘dol!..’ dedim.
Çöl her gün aşiklarin nefesiyle yikanir
kum taneleri ayak izidir yildizlarin
söyler rüzgârlar gurbet türkülerini,
‘ben aşiklarin duaya açilmiş elleriyim’
uzattım yüreğimi ‘al!..’ dedim.
Güller alev alev tutuşur bu yaylalarda
yanan onlarin rengi yakilan umutlarimdir
aynalar saklamadi sirlarimi, ifÅŸa ettiler,
‘saklayacak yer aramaktayım bu emanete?’
gösterdim yüreğimi ‘kal!..’ dedim.
Gözlerime kilit vurdular her akşam
dilim anahtardi bilemediler.
Yusuf’un gömleği sırtımda türkü söyler
‘bir kapı ararım, bıçağı Züleyha’ya saklayacak’
sundum yüreğimi, ‘çal’ dedim.
Muhsin İlyas Subaşı