Oca 01
Sevgilim hatırla bugünü beni hatırla
nasıl da mutluyduk seninle doğum gününde
şarkımız çalınırken mum ışığında hatırla
seninle yıllar önce göz göze doğum gününde
Ne kadar da güzelsindir bu akşam kim bilir
bilmem şimdi bensiz pastan kiminle kesilir
kim kutlayarak yanağına bir buse verir
her şey gönlünce olsun sevgilim doğum gününde
Senden uzakta kalbim yaralı günlerim yasta
bak şimdi ela gözlün perperişan çok hasta
bilmem aradı mı gözlerin beni yeni yaşında
belki de bitirmişsindir beni doğum gününde
O kareli eteğin, o beyaz kazağın var mı üzerinde
anılar şimdi acılardan acılara sürgünde
nasıl başlamıştı bak nasıl bitti sonumuz
sen yep yeni ümitlere yelken açarken doğum gününde
bense şişeler sıralamaktayım, Cahit babanın meyhanesinde.
11.02.2005
Tags:
Doğum,
Günü
Oca 01
Yadigar Anlı’ya
Susuşların bir cevabı taşır
Bakışların başka bir cevabı
Sonsuz bir hayata yakınlığın anlamıdır gidişin
Ölüm;
Selalar, çan sesleri, beyaz kefen, külrengi ırmaklar,
Hangi din hangi ırkta farklıydı ölüm?
gidişin hangi hayatta farklıydı?
Konya - Mart 2007
Tags:
Gidişin,
Ölümümdür
Oca 01
Hayata
bir kaç satıra sığmayacak kadar uzundur bir kaç saniyenin elemi,
görülmeyenin verdiği gerilim,
evet belki biraz korku biraz keder
ve her şeyi bir anda düşündürebilen; kendine kazdığın çukurlar,
belki kaybetmişsindir,
yollarda koşarsın
evet kaybetmişsindir,
çare yoktur koşarsın,
sanki biraz önce nefes alan en yakınını
yani ruhunu gömmüşler,
çaresizlik baş ucunda ağlayan,
durdurun dünyayı inecek var diye bağırırken sen,
etrafında bir yönetmen edasıyla insanlar,
kameralar döner,
çaresizliğinin yansımasını en yakından çekmek ve tüm dünyaya göstermek istercesine döner etrafında,
soluk soluğa kalırsın siyah asfalt yollarda,
aslında hiç toprak yoktur ama bir toz bulutu bırakmışsındır arkanda,
kan damlar terlediğin demde,
artık halin yoktur koşmaya fakat koşmalısın çaresizsin ve ne yapacağına dair hiçbir fikrin yokken,
nereye gideceğine dair hiçbir fikrin…
o an tüm bilinçaltın canlanmış gibidir,
neler gelmiştir bir kaç saniyede neler geçmiştir bir kaç saniyede,
evet aslında her şey geçmiş şu an,
şu bastığım harfler,
her şey geçmiş,
bir ben kalmışım ortasında yolların,
ölümü bekleyen,
araç tutmayan yollarda
elini kaldırırsın birşeyleri durdurmak istercesine fakat duran bir dolmuştan başkası değildir,
çaresizsin, belki kedin ölmek üzeredir,
belki susuzluktan kuruyan bir ağaç görmüşsündür,
ya da ölüm döşeğinde yavrusuna kavuşmanın hasreti ile yanan bir ananın feryatları sokmuştur seni bu hale,
ne yaparsın nerden bulursun, çaresizlikten kıvranırken dünya,
birilerine yakarmakla mı geçer zamanın,
ya da dilenci mazlumluğunda ve o kadar utanmaz dikilir misin karşısında
çaresizsin
ama bırakma
dilenciler kadar da olsa sarıl hayatına…
Konya
Tags:
Çaresizlik
Oca 01
İçimde öyle büyüksün ki
Öyle güzel ve güvenlisin
Hep yanımda ve hep ışıksın karanlığımda
İçimde öyle bir yerlisin ki
Sanki ciğerlerim, kalbim yabancı
Onların yeri değil de,
Senin yerin sanki
Sen,
Sen öyle yoğunsun ki hayatımda
Sen yokken oksijen yok sanki
Ama sen;
Öyle farklısın ki;
Öyle başkasının, öyle imkansız
Gönlümden, sevgimden çok uzaklardasın sanki..
Tags:
Aşkım,
İmkansız
Oca 01
Biri var geceleri tüketemeyen, delice özleyen seni
Biri var yarınından umutsuz bazen de ümitle bekleyen
seni,
Biri var acının en dibinde, gecenin en köründe;
sarılan sensizliğe
Ve biri var seni senden habersiz, seni senden çok
seven uzaklarda..
Tags:
En,
Karanlığın,
Koyulaştığı,
Yerde
Oca 01
Hosgeldiniz Türkçe Blog - Ücretsiz Blog Hizmeti. Bu sizin ilk yaziniz , admin panelinize giris yaparak degistirebilirsiniz!
Son Yorumlar