| |
Nis 15
Gün doğmadan,
Deniz daha bembeyazken çıkacaksın yola.
Kürekleri tutmanın şehveti avuçlarında,
İçinde bir iş görmenin saadeti,
Gideceksin
Gideceksin ırıpların çalkantısında.
Balıklar çıkacak yoluna, karşıcı;
Sevineceksin.
Ağları silkeledikçe
Deniz gelecek eline pul pul;
Ruhları sustuğu vakit martıların,
Kayalıklardaki mezarlarında,
Birden
Bir kıyamettir kopacak ufuklarda.
Denizkızları mı dersin, kuşlar mı dersin;
Bayramlar seyranlar mı dersin,
Şenlikler cümbüşler mi?
Gelin alayları, teller, duvaklar,
Donanmalar mı?
Heeey
Ne duruyorsun be, at kendini denize:
Geride bekliyenin varmış, aldırma;
Görmüyor musun, Her yanda hürriyet;
Yelken ol, kürek ol, dümen ol, balık ol, su ol;
Git gidebildiğin yere
Nis 15
Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Herşeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.
Nis 15
Ne zaman seni düşünsem içim ürperir
Seninle geçen her saat, her gün gelir aklıma
Bir akşam vakti gelir bir deniz kıyısı gelir
O eşsiz hatıralar bütün gelir aklıma
Ne yapsam unutamam yaşadığımızı
Sevgindi sevgilerin en yalansızı
Şimdi nerde bir gül görsem kırmızı
Dudaklarımı uzun uzun öptüğün gelir aklıma
Bir çıban büyürcesine ortasında gecenin
Dolar yüreğime hüznü seni sevmenin
Dünyada ne benim yerim var artık ne senin
Ağlarım başucunda ölümün gelir aklıma.
Şub 15
Eve dönmez bir akşam;
Ve gün yüzlü çocuğu,
Sorar: Nerede babam?
Bakarlar, oldu, bitti;
Gelir, derler çocuğa,
Baban attaya gitti.
Uzar gider bu atta;
Ve neler neler olmaz
Ve kimbilir ve hatta;
Bir mahşer gerisinde;
Babası döner bir gün,
Oğlunun derisinde…
Şub 15
1000 Yıl Sonra Tarih
Bin sene evvel, iğne uciyle delindi zar;
Resûlden haber geldi, mezarsız öldü Sezar!..
Oca 01
Adını bilemediğim bir dağın Tepesine yaklaşırken kuşlar Bir çalı kümesine konduğunda Yanı başımda patladı el bombası
Güneş tam tepemdeydi Bulut da yoktu hiç gökyüzünde Büyükçe bir kayanın yanında Uzaktım arkadaşlardan
Birden vuruldu dediler benim için Kanlar içinde bir sıcaklık hissettiğimde Kurşun sesleri inledi yer gök Anam geldi aklıma uğurlarken askere
Sevdiğim ise akıtırken içine yaşını gözlerinin Belli etmeyerek bakarken bana Nereden bilirdin son kez göreceğimi Peygamber ocağına gitmenin sevinciyle
Gün mü karardı, akşam mı oldu Hafiften bir titreme almaya başlarken beni Bir ömrüm geçti saniyelerde Şehadet şerbetini içmeye başlamışken ben
Birden yükselmeye başladım gökyüzüne doğru Buluştuk beni bekleyen şehit arkadaşlarla Kollarını açıp sarılırlarken bana Hep beraber haykırmaya başlamıştık Canımız kurban olsun bu cennet vatana.
Florida - 18.10.2007
Tags: Bu, Canımız, Cennet, Kurban, Vatana
Oca 01
Bazen gidesin geliyorsa çok uzaklara İnsanlar seni düşürüyorsa hep tuzaklara Sarılmak geliyorsa içinden gırtlaklara Fırlar gitsin o insanları, boşver
İşler yolunda gitmiyorsa zaman zaman Arpalar başkalarına, sana kalıyorsa saman Her kimse ya da kimlerse o sinirlerini bozan Fırlat gitsin o insanları, boşver
Uzaklaşmaya çalıştıkça, yanaşanları Sahte gülücüklerle etrafında dolaşanları Bilgisi olmadan, fikirleriyle konuşanları Fırlat gitsin o insanları, boşver
Boş ve süslü sözlerden yap bir demet Sahiplerinin herbirine ver bir sepet Giderken üşümesinler alıver bir ceket Fırlat gitsin o insanları, boşver.
Denizli - 24.04.2008
Tags: Fırlat, Gitsin
Oca 01
Artık ölüm bile az geliyor dertleri unutturmaya! Yaşanamayan masallarda sen… Gönlümün ağlayan bulutuna bir “Elveda!” Demeyi özlüyorum artık Ve ölüyorum saydam duyguların Çarpıp çarpıp geri döndüğü duvarlarda… Issız bir adayken kocaman bir kıta oluveriyor yüzün Ve ben hangi okyanustan karaya vursam Karşıma çıkan hep o tanıdık Hüzün… Taşlardan boncuk boncuk taşan Taş kesilmiş bakışlar ve ıslak kalpler görüyorum Benden sana, senden bana bulaşan…
Fatsa - 2000
Tags: Duygular, Öylesine
Oca 01
Her gülümseyişimde, Her mutlu oluşumda, Kederlenmekten korkardım sonrasında, Gülmenin bedelini üzülerek ödemekten korkardım.
Her vuslat anında, Ayrılmaktan korkardım, Büyük bir özlemle beklediğim, Sonunda kavuşabildiğim, Sevdasını çektiğim o eşsiz düşten, Ayrılmayı düşünür ve Korkudan solardım, Sessizce.
Her koşuşumda, Düşmekten korkardım sertçe. Yanımda kimsenin olmayacağını bilirdim çünkü, Yere düştüğümde. Kolumdan tutacak kimse olmayacaktı düşünce, Tek başıma olacaktım. Ayakta olanlar çoktan gitmiş olacaklardı, Onları yakalayabilmek için kalkmalıydım, Ve koşmalıydım.
Her gece oluşunca, Onu düşünmekten korkardım. Onu her düşündüğümde çünkü Kimse fark etmese de sessizce ağlardım. Gözyaşlarımı içime akıtırdım, Kızılcık şerbeti içtim derdim ama ağlardım. Geceleri bu yüzden bir türlü sevemedim, Ve alışamadım karanlığa, Karanlıkta çok şey tuzak kuruyor insana, Çok kişi çıkıyor düşürmek için karşısına, Sevmiyorum bu yüzden geceleri Geceler tırmalıyor içimdeki kederleri.
Her kar yağdığında, Ben bir pastaneye girip, Soğuğu dışarıda bırakarak ısınmaktan korkuyorum. Çünkü onunla yapmıştık bunu, Birlikte beslemiştik umudu. İşte onu hatırlıyorum her kar yağdığında, Kendime unutturmaya çalışırken ben, Yüzüme çarpa çarpa tekrar gelmesinden korkuyordum.
Kızıl saçlı kadınlardan korkarım, O’ndan ayrıldığımdan beri. Korkarım her karşıma çıktıklarında, Hepsini bir öldürmekten, Sonra da kendimi…
İstanbul - 20.04.2008
Tags: Korkuyorum
Oca 01
Aşk bir anahtardır, Kalbin derinliklerinin kapısını açan, İnsana görmediklerini gösteren, Duymadıklarını duyuran anahtar.
Bir nevi kalbin kelepçesini çözer. Özgürlüğüne kavuşmuş bir kuş misali, Ötüp durur karanlık gecelerde. Önemli olan anahtarı bulmak değildir, Bulduğun anahtarı deliğe uydurabilmektir.
İzmir - 23.04.2008
Tags: Anahtar, Aşk, Bir
|
|
Son Yorumlar